01

TÜRKİSTAN’DAN TÜRKİYE’YE · MÖ VII. YÜZYIL–XI. YÜZYIL

Anadolu’ya Türk akınları ve yurt edinme

Anadolu’ya yönelik Türk akınları tek bir seferle başlamadı. İlk akınlar daha çok keşif ve askerî amaçlar taşırken XI. yüzyılda Oğuzların yönelişi yeni bir yurt arayışına dönüştü.

Avrasya’nın doğu Akdeniz’den Orta Asya’ya uzanan fiziki tabanı; genel yönelim okları, sınır çizgileri olmadan gösterilir.
Harita 1.1. Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan coğrafyaDönem: XI. yüzyıl bağlamıDikkat: Kesikli oklar yaklaşık yönelimi gösterir; tek ve kesin bir göç güzergâhı değildir. Harita günümüz kıyılarını temel alır; tarihî siyasi sınırları göstermez.Dar ekranda yatay kaydırın; tam boy vektörü aşağıdaki bağlantıdan açın.Vektör haritayı büyüt ↗

Akın ile fetih aynı şey değildir

Akın, keşif, ganimet veya yeni geçim kaynağı arayışı için yapılan; tek başına kalıcı yerleşme amacı taşımayan askerî harekettir. Fetih ise bir bölgenin kalıcı biçimde egemenlik altına alınması ve yurt edinilmesidir. Malazgirt, akın döneminden Anadolu’da kalıcı Türk yerleşiminin geliştiği döneme geçişte önemli bir dönüm noktası oldu; ancak Anadolu bir günde bütünüyle Türk yurdu hâline gelmedi.

  • MÖ VII. yüzyılda İskitler/Sakalar Anadolu’ya yönelik ilk akınlarla ilişkilendirilir. Bu toplulukların dili ve kökeni konusunda tarihçiler arasında farklı görüşler vardır.
  • IV. yüzyılda Avrupa Hunları, VI. yüzyılda Sibirler Anadolu’ya akınlar yaptı.
  • VII. yüzyılda Avarlar Konstantinopolis’i kuşattı; şehri alamadılar.
SÜREKLİLİK VARSAYMA

Bu erken hareketler, XI. yüzyılda Anadolu’ya yönelen Oğuzların kesintisiz devamı sayılmaz; arada yüzyıllar, farklı topluluklar ve farklı siyasi yapılar vardır.

XI. yüzyılda akından yerleşmeye

Horasan ve Maveraünnehir’de kalabalıklaşan Oğuzlar, Karahanlı ve Gazneli baskısı altında yeterli toprak bulamayınca kalıcı yurt aramaya başladı. Böylece Anadolu’ya yöneliş, keşif ve ganimet amaçlı akınların ötesine geçerek fetih, göç ve iskân sürecine dönüştü.

Anadolu’nun verimli toprakları, elverişli iklimi ve geniş otlakları bu yönelişi destekledi. Bizans yönetimindeki ağır vergiler, yerel tekfurların adaletsiz uygulamaları, isyanlar ve merkezî yönetimin zayıflığı da yerleşmeyi kolaylaştırdı. Gaza ve cihat anlayışı bu sürecin yönlendirici unsurlarındandı.

Diyar-ı Rum’dan “Türkiye” adına

Türk-İslam kaynaklarında Anadolu için Diyar-ı Rum (“Roma ülkesi”) adı kullanıldı. Türkiye Selçukluları için “Selâçıka-yı Rum” ifadesi de yer aldı. Batılı kaynaklar XII. yüzyıldan itibaren Anadolu için Turchia/Turquia adını kullanmaya başladı. “Türkiye” adı zamanla Anadolu’nun Türk yurdu hâline gelmesiyle ilişkilendirildi.

Malazgirt (1071), Anadolu’nun Türk yurdu hâline gelme sürecini başlattı; göç, iskân, beylikler, camiler ve medreselerle bu dönüşüm uzun zamana yayıldı. Miryokefalon (1176) ve Kösedağ (1243) gibi sonraki mücadeleler, Anadolu’nun tek bir savaşla Türk yurdu hâline gelmediğini gösterir.

Bu bölümden aklında kalsın

  • Akın geçici askerî harekettir; fetih kalıcı egemenlik ve yurt edinmedir.
  • Erken akınlar ile XI. yüzyıl Oğuz hareketi aynı kesintisiz siyasi sürecin parçaları değildir.
  • Malazgirt kapıyı açtı; Anadolu’nun Türkleşmesi göç ve iskânla zamana yayıldı.