16

TÜRKİSTAN’DAN TÜRKİYE’YE · ASYA HUN’DAN UYGURLARA

İslamiyet öncesi Türk devletlerinde yönetim

Türk devlet geleneğinin ilk kurumları Asya Hun Devleti döneminde belirginleşti; Avrupa Hun, Göktürk ve Uygur devletleri bu yapıyı sürdürüp geliştirdi.

Kut ve hükümdarın sorumluluğu

Kut, hükümdarın yönetme yetkisinin Gök Tanrı tarafından verildiğine inanılmasıdır. Bu yetki sınırsız veya ömür boyu garanti edilmiş sayılmazdı. Halkı refaha ulaştıramayan, adaletten ayrılan veya ülkeyi iyi yönetemeyen kağanın kutunu kaybettiğine inanılırdı.

Kağan devlet (il) ve halk (budun) karşısında sorumluydu; töre onun yetkisinin sınırlarını belirlerdi.

İl, töre ve kurultay

İl / el
Devlet anlamında kullanılır.
Töre
Toplumu ve devleti düzenleyen; hükümdarın gücünü de sınırlayan yazısız hukuk.
Kurultay
Savaş, vergi ve hukuk gibi devlet işlerinin görüşüldüğü danışma/meclis kurumu.

Taht, otağ, tuğ, para, bayrak ve sancak hükümdarlık alametleri arasındaydı. Ülke hanedanın ortak malı sayıldığı için erkek hanedan üyeleri tahtta hak sahibi görülebiliyor; devlet çoğu zaman doğu–batı biçiminde ikili teşkilatla yönetiliyordu.

Cihan hâkimiyeti ve süreklilik sorusu

Türk cihan hâkimiyeti ülküsünü benimseyen hükümdarlar, dünyayı adaletli yönetim altında toplama amacı taşıyordu. Bu anlayış sonraki Türk-İslam devletlerinde yeni kavramlarla buluştu.

SÜREKLİLİK / DEĞİŞİM

Töre, kut ve kurultay İslamiyet öncesi kurumlar olarak sunulur. Sonraki dönemde kavramlar ve kurum adları değişse de yönetim, meşruiyet ve adalet tartışmaları bütünüyle kaybolmaz.

Bu bölümden aklında kalsın

  • Kut, yönetme yetkisinin ilahi kaynaklı sayıldığı inançtır; hükümdar töreye bağlıdır.
  • İl, töre, kurultay ve hükümdarlık alametleri devlet düzeninin parçalarıdır.
  • Hanedan üyelerinin taht hakkı ve ikili teşkilat, yönetimin işleyişini etkiler.